Coni Sen Hapı Yut, Yaptığın Zulmü Unut!

ABD ordusu Afganistan ve Irak’tan ruhsal sorunlarla dönen askerlerin tedavi harcamalarıyla başa çıkamayınca, bilim adamlarına ‘kötü anıları unutturma hapı’ ısmarladı!
‘Propranolol’ adlı bir etken madde üzerinde çalışan araştırmacıların iddiasına göre, ilaç kötü olayların anı haline gelmesini engelliyor. Olay hatırlanıyor, ancak duygusal bağlantı kurulamıyor!

ABD ordusu, Afganistan ve Irak’tan dönen askerler için araştırmacılara kötü anıları unutturma hapı siparişi verdi! Nedeni, birçok insan öldüren ve yüzlerce kanlı sahneye tanıklık eden erlerden çoğunun ‘Post Travmatik Stres Bozukluğu’ (PTSB) yaşaması. Hastalık kendini gün içinde defalarca "flash back"ler (geri dönüş) yaşama, sürekli benzer kabuslar görme, uykusuzluk, depresyon, içe kapanma, alkol bağımlılığı, sinirlilik ve sosyal yaşamla bağları koparma şeklinde gösteriyor. ABD Asker Emeklileri ve Gaziler Bakanlığı raporuna göre Afganistan ve Irak’tan dönen erlerin 50 binden fazlası ağır psikiyatrik sorunlar yaşıyor. Bakanlığın San Diego’da bulunan tıp merkezinin kayıtları, son bir yılda psikiyatrik tedavi görmek üzere hastaneye başvuran askerlerde yüzde 58’lik bir artış olduğunu gösteriyor.

Üç askerden biri travma yaşıyor!
Merkezin PTSB kliniğinin yöneticisi Jeffrey Matloff, Irak Savaşı’nın başında askerlerin yüzde 30’unun PTSB yaşayabileceğinin tahmin edildiğini ancak bu oranın çoktan aşıldığını ifade ediyor. Kayıtlara göre, Irak’a gönderilen 136 bin askerin üçte birinden fazlasında travma sorunları görülüyor. Üstelik bu oran hızla artıyor. Dönen askerlerin tedavi giderleri ise yılda 4 milyar doları buluyor. Tedavi gören asker sayısının hızla artması yüzünden Amerika genelinde sadece bu konuda hizmet veren 58 hastanede personel sayısı arttırılırken, PTSB gazileri üzerinde de her gün bir başka tedavi yöntemi deneniyor. Son umutsa ‘propranolol’ isimli bir etken maddeden üretilecek hap. Bakanlığa bağlı Manchester Tıp Merkezi’nden Dr. Scott Orr, ordu tarafından desteklenen çalışmalarla hapın PTSB problemi yaşayan askerler üzerinde etkisinin araştırılacağını belirtiyor.

Tansiyon hapı kötü anılara karşı
Normal hayata dönemeyen ve bir işte çalışmakta güçlük çeken askerler de umutlarını ‘propranolol’e bağlamış durumda. Kötü anıları sileceği ve travmatik hatıraları umursanmayacak hale getireceği vaat edilen ‘propranolol’ aslında uzun süredir hipertansiyon, kalp ritmi bozuklukları ve migren tedavisinde kullanılıyor. Kötü anıları yok etmede kullanılmasına yönelik çalışmalarsa 10 yıl öncesine dayanıyor. Uzmanların hapın ‘yeni anı oluşumunu engelleme’ gibi bir yan etkisi olduğunu keşfetmesiyle başlayan çalışmalarsa artık ordunun emrinde! Pentagon, ‘propranolol’ üzerine yıllardır deneyler yapan Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi psikiyatrı Dr. Roger Pitman’a, araştırmalarını Afganistan ve Irak’tan dönen erler üzerinde de sürdürmesi için fon bağladı. Hapın 50 eski asker üzerindeki etkilerinin araştırılacağı çalışma bu yaz başlayacak ve üç yıl sürecek.

Psikiyatride ikinci büyük buluş!
Prozac’tan sonra psikiyatride ikinci büyük buluş olarak nitelendirilen hapla ilgili çalışmaların başlangıcı 1990’lara kadar uzanıyor. Araştırmacıların, öğretilmiş korkuları ‘propranolol’ ile farelerin hafızasından yok edebildiklerini kanıtlamasıysa ilk olumlu sonuç oldu. Bunun için önce farelere belli bir ses dinletildikten sonra elektrik şoku uygulanarak o sesi duyduklarında korkmaları öğretildi. Farelerden bir bölümüne bir süre ‘propranolol’ verildikten sonraysa artık o sesten hiç korkmadıkları, yani uyarıcıyı tamamen unuttukları saptandı. Beta bloke ediciler grubundan olan hap, 2001’de Dr. Pitman’ın insanlar üzerindeki deneyleriyle daha da umut verici hale geldi. Dr. Pitman çalışmasını Massachusetts General Hastanesi’nin acil servisine kaldırılan trafik kazası ve tecavüz mağdurları üzerinde sürdürdü. 10 gün boyunca ‘propranolol’ veya placebo (yalancı ilaç) almayı kabul eden hastalar yaşadıkları olayı ayrıntılarıyla anlatırken sesleri kaydedildi. Üç ayın sonunda hastalardan olayı kafalarında canlandırmaları istenerek kayıtlar dinletildi. Aynı anda kalp ritimleri ve diğer fizyolojik reaksiyonları ölçüldü. Deneklerden placebo alan kontrol grubunun yüzde 43’ü terleme ve kalp ritminin hızlanması gibi stres belirtileri gösterdi. ‘Propranolol’ alan deneklerdense hiçbiri herhangi bir stres belirtisi göstermedi; hatta yaşadıklarını olağan karşıladılar!

Mürekkep kurumadan silinebilir
Hapın fizyolojik etkisine gelinceGün içinde yaşanan pek çok olay hızla unutulsa bile bazıları ömür boyu hafızada kalıp duygusal tepkileri harekete geçiriyor. Mutlu veya acı olaylar her hatırlandığında beden, böbrek üstündeki adrenalin bezlerinden salgılanan stres hormonuyla doluyor. Bu da ilkel ‘savaş ya da kaç’ tepkisini ortaya çıkarıyor. Adrenalin hormonu, beynin badem şeklindeki ve başta korku olmak üzere duyguları işleyen ‘amigdala’ bölümünün etrafını sarıyor. Adrenalin amigdala’ya o an olan şeyin çok önemli bir hatıra olduğu mesajını veriyor. Olay her hatırlandığında da nörolojik mürekkeple yeniden yazılmasını emrediyor. En az birkaç ay içinde de travmatik hale geliyor. Dolayısıyla olayın hatırlanma sıklığı ölçüsünde travmanın büyüklüğü de artıyor. Ve bu nokta birçok nöroloğa aynı şeyi düşündürtüyor: Travmatik hatıra mürekkep hızla kurumadan önce sulandırılmalı! Irvine California Üniversitesi Nörobiyoloji Öğrenme ve Hafıza Merkezi Direktörü ve ‘Anı ve Duygu: Uzun Süreli Bellek Yapımı’ kitabının yazarı olan James L. McGaugh, Yeni Aktüel’in sorularını yanıtlarken "Sözü edilen sistemi çalıştıran stres hormonlarının etkisini bloke edecek bir ilaçla engellersek güçlü anılar oluşmasını da engelleyebileceğimizi öğrendik" diyor. İşte ‘Propranolol’ de bu tür maddelerden biridir.

Duygusuz hatıralar
Sonuç olarak deneyler gösteriyor ki; kazazede, tecavüz mağduru, cinayet tanığı gibi kişilere olayın hemen ardından düzenli olarak verilen propranolol, travma oluşmasına izin vermeden anıyı silikleştiriyor. Olay amigdala bölgesinde duygusal olarak anlamsız hale getirildiği için hastalar yaşadıkları olayı hatırlıyor ancak olayla duygusal bir bağ kurmuyorlar. İlacın asıl etkisi de bu; duyguyla hatırayı birbirinden bağlantısız hale getirmek. McGaugh ve meslektaşı Larry Cahil de yaptıkları deneylerden "olumlu" sonuç aldıklarını belirtiyor.

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
  Subscribe  
Bildir
%d blogcu bunu beğendi: